top of page

UNIVERSAL PICTURES’TAN GERİLİM DOLU BİR YAPIM “ÇILDIRMIŞ AYI”




Universal, Lord Miller, Brownstone ve Jurassic Party yapımı Çıldırmış Ayı, yönetmenliği Elizabeth Banks’in (Charlienin Melekleri, Pitch Perfect 2) yaptığı, senaryosunu Jimmy Warden’ın (Bebek Bakıcısı: Katil Kraliçe) yazdığı gerçek hikâyeden ilham alan çılgın bir kara mizah. 1985 yılında bir uyuşturucu kuryesinin uçağının düştüğü, kaybolduğu ve bir kara ayının uyuşturucuyu yediği gerçek hikâyeden ilham alan filmde; polis, suçlu, turist ve gençten oluşan tuhaf bir grup, 230 kiloluk bir uç yırtıcının kendisini sersemletecek miktarda yediği uyuşturucunun verdiği güçle daha fazla saldırı ve kan için katliam yaptığı Georgia ormanına yaklaşmalarını konu alıyor. yapımcıları; Oscar ödüllü Phil Lord ve Chris Miller (Örümcek Adam: Örümcek Evreninde, Ailem Robotlara Karşı) ve Aditya Sood (Marslı), Lord Miller adına, Elizabeth Banks ve Max Handelman (Pitch Perfect serisi) Brownstone Productions adına, Brian Duffield (Spontaneous) Jurassic Party Productions adına ve Aditya Sood p.g.a (Marslı). Görüntü yönetmeni John Guleserian (Şeker Adam’ın Laneti), yapım tasarımcı Aaron Haye (Bohemian Rhapsody) ve kostüm tasarımcı Tiziana Corvisieri (Once). Müzik süpervizörleri Julia Michels (Bir Yıldız Doğuyor) ve Julianne Jordan (Bir Yıldız Doğuyor), film müziği Mark Mothersbaugh (Thor: Ragnarok). Filmin editörü Joel Negron (Thor: Ragnarok).





EFSANENİN ARKASINDAKİ GERÇEK HİKÂYE


11 Eylül 1985 Saat 01.00 civarında önce paraşütçü asker, yarış atı eğitmeni, narkotik polisi, narkotik ajanı, avukat, uyuşturucu kaçakçısı olan (ve sözde CIA ajanı da olan) Andrew Carter Thornton II, tam anlamıyla uçurtmadan biraz daha yukarıda uçarken muhtemelen tehdit altında bir çok cesur karar vermiş ve bir dizi olaya neden olmuş ve şimdi, neredeyse kırk yıl kadar sonra önemli bir sinema filmine konu oluyor.

Thornton, Güney sınırından ABD’ye uçakla uyuşturucu sokar ve illegal kargoyu Birleşik Devletler’in Güneybatısında ıssız alanlara, daha sonra iş ortaklarının yardımıyla alınmak üzere bırakır. 1980’lerde bu 11 Eylül sabahında Thornton 440 kilo Kolombiya uyuşturucusunu (sokak değeri: en az 14 milyon dolar) taşıyan, çift motorlu, beş kişilik bir Cessna’ya pilotluk yapıyormuş. Üzerinde kurşun geçirmez bir yelek üzerine haki bir ceket, siyah eldivenler ve gri bağcıklı Gucci ayakkabıları varmış ve Knoxwille, Tennessee’ye doğru gidiyormuş. Yol arkadaşı ise karate eğitmeni, vücut geliştirmeci ve bazen kiralık koruma görevi yapan, Thornton’la yolcuğa çıkmak için kandırıldığını ve yolculuğun amacını başta bilmediğini iddia eden Bill Leonard varmış. Söylentiye göre kalkıştan önce Bahamalar’da yemek yemişler ve uçuş sırasında Leonard hasta olmuş ve kokpitin her yerine kusmuş. Thornton’ın uçaklarından uyuşturucuyu atması ve uçaklarının Okyanusa batmalarına izin vermesi sıra dışı olmasa da bu yolculukta niyetinin bu olup olmadığı belli değil. Leonard’ın 1990’da The Knoxville News-Sentinel’a verdiği bir röportaja göre Thornton, Floria üzerinden ABD hava sahasına girerlerken peşlerine federallerin takıldığına ikna olmuş ve eyleme geçmiş. Her biri 35 kilo kadar olan, üç çanta dolusu kokaini uçaktan atmışlar. Kuzey Georgia’da Chattahoochee Ulusal Ormanı’na zarar

görmeden ineceklermiş. Ardından Thornton, Leonard’a paraşüt kullanmayla ilgili kısa bir bilgi vermiş. Leonard daha önce hiç atlayış yapmamışken onu kapıdan dışarı itmiş. (Leonard güvenli bir şekilde inmiş ve herhangi bir suçla suçlanmamış.) Ama bazı söylentilere göre Thornton, bu olayı Cessna’nın bazı mekanik sorunları olduğu için yapmış ya da kendi sahte ölümünü planlıyormuş. Uçağın Tennessee, Georiga ile Carolina’lara 8400 fit irtifayla yaklaştığı, Thornton’ın otomatik pilota geçtiği ve Leonard’ın arkasından gitmeye karar verdiği. Kargo pantolonunun ceplerini 4.586 dolar 76 sent nakitle, altı 1 onsluk altın parayla ve gizli şifrelerin ve telefon numaralarının yazılı olduğu defterlerle dolduran Thornton, profesyonel bir serbest atlayış paraşütü ve iki parça bagajla kendisini daha da ağır yapmış. Bir Browning 9 mm tabanca ve yedek şarjörler, bir 22 Derringer, çeşitli mühimmat, gece görüş ekipmanı, yiyecekler, bir bıçak ve bir altimetrenin olduğu gri bir naylon poşet ile her biri 1 kilogram olan (toplam 35 kilogram) 35 adet sarı plastikten uyuşturucu paketi içeren ve 3 metrelik bir iple beline bağlanmış siyah bir naylon poşet ile tüm yükün değeri 1.225 milyon dolarmış. Daha sonra gözlüklerini takmış ve Doğu Tennessee ’nin karanlık gökyüzüne atlamış (veya belki e başını vurup düşmüş). Cessna saat 01.30 ile 02.30 arasında bir zamanda yaklaşık 100 kilometre uzakta, Kuzey Carolina’da Natahala Ulusal Ormanı’nda sarmaşık kaplı bir tepeye düşmüş.




BLOOD DAĞI’NDA BİR KARA AYI

Thornton’ın düşüşünde neyin yanlış gittiği bilinmiyor. Ancak polis, paraşütün ana kumaşını cesedinden 800 metre kadar uzakta bulmuş. Donanımdan açılmadan ayrılmış. Yedek paraşütünü açmayı başarmış ama o da işe yaramamış (Çok ağır geldiği söyleniyor.). O yüzden Knoxville, Tennessee’de bir evin garaj yoluna inmiş ve burnundan ve ağzından kan gelerek ölmüş. Ne yazık ki o uçuşun tek zayiatı Thornton değilmiş. Dört ay sonra, 80 kiloluk bir kara ayının Blood Dağı yakınlarında Chattahoochee yaban bölgesinde dolaşırken Thornton’ın attığı bir çantaya takıldığı, biraz kokladığı ve çantanın içindekileri yemeye karar verdiği keşfedilmiş. Ayının cesedi bulunduğunda yapılan otopsi, beyin kanaması, yüksek ateş, solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği yaşadığını ortaya çıkarmış. Ayının midesi tepeleme, 15 kilograma yakın uyuşturucu doluymuş. Kanında ise sadece 4 gram şeker bulunmuş. 40 sarı plastik paketli, yaklaşık 35 kilo maddenin olduğu çanta olay yerinde tahrip edilmiş ve boş bir şekilde bulunduğu için yetkililer, çantanın ormana düşmesiyle yetkililerin ayının cesedini bulması arasında geçen dört ayda, Kolombiya büyük bölümünü insan türü de dahil olmak üzere başka hayvanların da aldığından şüphelenmiş.



ÇILDIRMIŞ AYNI’NIN BEYAZ PERDE ÇIKIŞI


Çıldırmış Ayı’nın 1980’lerin merakından kitleler için çok katmanlı gösterisine dönüşümü dört yıl önce senaryo yazarı Jimmy Warden’ın yazarların en iyi yaptığı şeyi yapmasıyla başlamış: Yazmamakla…

Warden şunları söylüyor; “Başka işlerle oyalanıyordum, Twitter’da veya Instagram’da dolaşıyordum.” Biraz daha araştırmasına ilham veren bir hikâye parçasına rastlamış. “Kör bir kuyuya girdim ve hikâyenin tamamını öğrenene kadar linklere tıklamaya devam etim. Hayal kırıklığına uğramadım.” Warden, ham bilgileri ekranından okumuş, en çok ilgisini çeken de rezil bir uyuşturucu kaçakçısının sefil seyahatleri değil de uyuşturucuyla kafa yapmış bir hayvana ne olduğu sorusu olmuş. Warden, Reddit’te şöyle bir mesaja denk gelmiş;

Ayının herhangi bir kıtanın en tehlikeli uç yırtıcısı olmasıyla ölümü arasında muhtemelen beş dakikalık bir boşluk varmış.

Warden, o sırada belleğinde oluşan fikir için şunları söylüyor;

“Bu, filmi yazmak için ilham oldu. Ama sadece ayıyı aşırı doz uyuşturucudan öldürmeyeceğimi biliyordum. Bu iç karartıcı olurdu. O yüzden onun yerine bir sürü insanı öldürmeyi düşündüm. Bu senaryoyu yazmak inanılmaz bir yolculuktu. Çıldırmış ayının hikâyesine rastladığım anda onu yazmam gerektiğini biliyordum. Nasıl yazmayabilirdim ki? Madde çekmiş bir ayının ormanda insanları öldürmesi için farklı yollar hayal etmek, yazarken en çok eğlendiğim senaryo oldu.”




DEHŞET SAÇAN COKEY

Warden’ın senaryosu sadece Andrew Carter Thornton II’nin bir ulusal parka uyuşturucu atması olayını anlatmak konusuna sadık kalmış. Bu kara komedideki diğer her şey kurgu olmuş. Chattahoochee’yi ayısına verdiği ad olan “Cokey”nin dehşet saçması, yemesi, etli çatışmalarla ve sulu kişisel amaçlarla her biriyle karnını doyurması için derleme insanlarla doldurmuş. Bu insanların arasında 1) ormanda kayıp kızını ve kızının aşık arkadaşını arayan bekar bir anne, 2) bir PETA müfettişinin kalbini çalmaya çalışan bir orman korucusu, 3) trajik bir kayıptan sonra arkadaşlıklarını onarmaya çalışan bir çift suçlu, 4) bir Maltese ile duygusal bir ilişkisi olan bir dedektif, 5) Norveçli dağcılar, cesur paramedikler, 20. yüzyıl Fransız konsept sanatçısı Marcel Duchamp’dan etkilenen entel dantel görünmek isteyen bir çete ve daha fazlası yer alıyor. Warden’a 1980’ler hikâyesini yazarken ilham veren ayrıca 80’ler filmlerinin sıradan insanların sıra dışı, açıklanamayan şeylerle karşılaştıkları Amblin Entertainment tarzı kaçışı olmuş. “Steven Spielberg filmleri çocukluğumda beni çok etkiledi. ‘Yüksek Konsept Tehlike’ filmini çok sevdim. Ama gerçek dünya zorluklarıyla karşılaşan gerçek karakterlerle.” Warden, bu açıklamadan sonra, projede kendisine danışmanlık vermesi için arkadaşı, yapımcı Brian Duffield’a (kendisi de senaryo yazarı olan) başvurmuş. Duffield, filmi, Reagan dönemi Amerikası’nın acımasızca alegorik bir eleştirisi olarak görmüş. Özellikle de şüpheli Uyuşturucuyla Savaş, yağmacılık ve yıkım sahnelerini. Ayrıca “çok fazla uyuşturucu madde yiyerek çok fazla hayatı mahveden bir ayı hakkında” olduğunu söylüyor.” Duffield, senaryoyu Lord Miller için yapım müdürü olan yapımcı Aditya Sood’a önermiş. Kendisi bir gece okuyup ertesi sabah kabul etmiş. Sood sonra ki gelişmelerle ilgili şunları söylüyor; “Jimmy’nin o ana kadar yazdıkları, Çıldırmış Ayı isminde bir filmden çok daha fazlasıydı.” Başarısı Warden ve Oscar ödüllü yapımcılar Phil Lord ve Christopher Miller’ın yeniden bir araya gelmesini sağlamış. Warden, hit filmleri Liseli Polisler de yapım asistanı olarak görev almış. “Her zaman şaka olarak çalıştığımız filmleri gördüğümüzü söyleriz ve en iyi şakanın ‘Çıldırmış Ayı’ isminde çok iyi bir film yapmak olacağını düşündük. Jimmy yaptığı iş konusunda çok düşünceli. Bu filmin inanılmaz bir yanı da ayının çok fazla katliamı olsa da gerçekten çok hoş bir film olması.”


RÜYA SENARYO

Lord ve Miller’ın bu şakayı yapmaları için sadece eğlendirici bir vahşi hayvan şiddetini hayata geçirmekle kalmayıp aynı zamanda zorlu tavırları ve ruh hallerini de ele alabilen bir yönetmene ihtiyacı varmış. Çok iyi tanıdıkları bir yeteneğe yönelmişler; Pitch Perfect 2 ve Charlie’nin Melekleri (2019) filmlerini yöneten ve ünlü bir oyuncu olarak Lord-Miller’ın iki LEGO filmi de dahil olmak üzere her film türünde çalışmış olan Elizabeth Banks’e. Miller şunları söylüyor; “Elizabeth, uzun süredir arkadaşımız ve onunla aramızda çok iyi bir iletişim vardır. İşin her yönünü bilir. Oyuncularla arası çok iyidir. Filmleri çok zekice düşünür. Yani gerçekten olağanüstü biridir.” Yönetmen Elizabeth Banks, Lord ve Miller’la yeniden çalıştığı için heyecan duymuş. “Birbirimizi mizahlarımızı çok iyi anlayacak kadar iyi tanıyoruz.” diyor. Aynı zamanda filmi yapım ortağı ve eşi Max Handelman’la birlikte yapmayı da kabul etmiş. “Phil, Chris ve ben, hepimiz senaryoda aynı şeyi gördük ve atmosfer veya espriler konusunda aynı noktada olmak konusunda hiçbir zaman endişelenmemem gerek olmayacağını biliyordum. Kusursuz bir zevkleri var. Kesinlikle çok büyük hayranlarıyım.” Senaryo yazarı Warden için deneyim, bir rüya senaryo olmuş. “Böyle bir şey yazmak ve sonra da dünyanın en yetenekli insanlarının onu hayata geçirmek için sahip oldukları her şeyi ortaya koymasını izlemek gerçek üstü. Elizabeth’in yönetmenliğinden harika yapımcı grubuna, göz alıcı koyuncu kadrosuna ve ekibe kadar herkes Cokey’i beyaz perdeye taşımak için çok güzel bir iş çıkardı.



ELIZABETH BANKS YÖNETMEN KOLTUĞUNA GEÇİYOR


Yönetmen Elizabeth Banks, 70’lerin sonlarına ve 80’lere ait filmleri izleyerek büyümüş ve Çıldırmış Ayı’nın o döneme gönderme yapma ve ayrıca izleyicilere komik, kanlı ve eğlenceli bir yolculuk sunma potansiyelini hemen görmüş. Şunları söylüyor; “Biz izleyici ve film yapma hevesi olan biri olarak ben korkuyu ve komediyi bir arada her zaman severim. Korku ve komedi bana göre bir paranın iki ayrı yüzü gibidir. Yapabileceğiniz en iyi şey izleyiciyi gerçekte bir eğlence trenine bindirmek, güldürmek, kahkahalar attırmak ve yerlerinden zıplatmaktır. Bu filmi yaparken de amaç buydu. Bunun gerçek bir komediyi kahkaha anlarıyla, gerçek bir şüphe duygusu, çok fazla kanlı an ile yapmak ve bu ayının birilerini mahvedeceğine dair büyük, parlak fikirle iyi zaman geçirmek için bir fırsat olduğunu düşündüm.Kara Mizahla korkunun bu karışımı beyaz perdede ender olur. Çoğunlukla da başarılı bir şekilde yapmanın çok zor olmasından dolayı. Film fazla korkunç olursa komedi yerini bulmaz. Fazla abartılı olursa izleyici hiçbir zaman korkuyu hissetmez. Ama Banks bu zorluğa hazır olmakla kalmayıp aynı zamanda çok da hevesliymiş. “Bende bir film yapımcı olarak en iyi yaptığım şey atmosferin ince çizgisinde yürümek olmuştur. Özellikle komedi yaparım ama onları başka filmlerin içine yerleştiririm. İlk filmim Pitch Perfect 2, müzikalin içindeki bir komediydi. ‘Charlie’nin Melekleri’ aksiyon filmin içindeki komediydi. Bu da bir korku filminin içindeki komedi. Coen kardeşlerin Kötü Ruh’ta yaptıkları gibi özel ve benzersiz bir şey yapabiliriz diye düşündüm. Ayrıca çok fazla görsel efekti olan bir filmde çalışma fırsatıydı. “Yönetmek istememin nedenlerinden biri de buydu. Bence birçok kadın yeşil ekranda ve aksiyonda bir şeyler yapma fırsatını bulamıyor. Çünkü kadınların o konularla ilgilenmediğine dair bir varsayım var. Bunun bir mit olduğunu kanıtlamak istedim. Bunu yapmayı isteme sebeplerinden biri de buydu. Meydan okumayı severim. Ve gerçekten yeni yetenekler edinmeyi de çok istedim.



İNANILMAZ OLAYLAR

Süreç boyunca özel efektler test detaylarından çok memnun kalmış. Film ayrıca zengin bir oyuncu kadrosuna da sahip. Banks şunları söylüyor; “Bu insanların yapacağı çok şey vardı. Hiçbiri uyuşturucuyla kafayı bulmuş bir ayıyla uğraşacak noktada değil.” Özellikle Brooklynn Prince’in oynadığı ergenlik öncesinde olan Dee Dee karakteri Banks’in Pittsfield, Massachusetts’te geçirdiği çocukluk anılarını canlandırmış. “Dee Dee, 1985 yılında 12 yaşında. Ben de öyleydim. Küçük bir kasabada yaşıyordum ve okula giderken ormanın içinden yürüyordum. O ormanda çok fazla maceramız oldu! Birinde bir arı kovanına rastladığımızı ve “Hadi taş atıp ne olacağına bakalım.’ dediğimizi hatırlıyorum. İnanılmaz olaylar.” Şimdi iki çocuğu olan Banks kendisini aynı zamanda Keri Russell’ın canlandırdığı Dee Dee’nin annesi Sari’nin yerinde de görmüş. “Ben 12 yaşında bir çocuk annesiyim ve Sari’ye ve hayatta çocuklarınız sizin yerinize arkadaşlarını tercih ettiği için onlardan koptuğunuzu hissettiğiniz dönemde olan bir ebeveynim. Onlarla geçirdiğiniz zaman giderek kısalır ve aynı zamanda kendi hayatınızı da yaşamaya çalışarak çok iyi bir anne olmaya çalışırsınız. Yani senaryonda Dee Dee ile Sari’nin mutfakta olduğu çok güzel olan ilk sahnesinden itibaren filmde hayatımdan bir anı temsil edecek gerçek bir fırsat olduğunu düşündüm. Elbette uyuşturucu, ayı, kan hariç(!)’’


MÜZİKLERİN OLUŞUMU


Elizabeth Banks, Çıldırmış Ayı’nın müziğini yapmak için Reagan Dönemi pop kültürünü bilen, farklı, çılgın tarzları karıştırabilen ve yaratıcı bir mizah anlayışı olan bir sanatçıya görev vermiş: Mark Mothersbaugh. New Wave grubu Devo’nun kurucu ortağı ve baş solisti ve Los Angeles merkezli müzik yapım şirketi Mutato Muzika aracılığıyla Çılgın Liseliler, On Üç, Thor: Ragnarok ve uzun süre yayınlanan Rugrats çizgi dizisi gibi çok sayıda dizilerin, filmlerin ve video oyunlarının da müziklerini yapmış. Daha önce Köfter Yağmuru 2, Lego Filmi ve Liseli Polisler 2 filmlerinde Lord ve Miller’la birlikte çalışan Mark, aynı zamanda Banks’in Pitch Perfect 2 filminin müziklerini de yapmış. Mark Mothersbaugh senaryoyu okurken karakterler, hikaye, yapı ve müziği yazma işine nasıl yaklaşması konusunda bir fikir verse de müziğin ilhamı filmin ilk kurgusu görene kadar gelmemiş. “İfadesiz bir suratla çalarım. Gerçekten komedi için en iyisi. Komik anlar için çılgın korna sesleri eklemiş olsaydım komedinin etkisini düşürür ve tüm filmi küçültürdü. O yüzden baştan sonra ciddi bir şekilde çaldım. Devam ettikçe giderek daha da etkileyici oluyor.” Mothersbaugh, aynı zamanda 80’leri yakalayan ve yansıtan, dönemin müziği geliştikçe gelişen bir karakteri olan bir müzik istemiş. Şunları söylüyor; “Filmin başında çok pop olarak başlıyor. Ama ilerledikçe ağırlaşıyor. Gitarlar akustikten daha hafife, bozularak ve daha agresifleşerek ilerliyor. Başından itibaren olayların ilerlemesini sağlayan bir vuruş sağlayan synth sesleri var.

Ayrıca müzisyen Mark Mothersbaugh, olabildiğince özgün olması için 80’lerin müzik sahnesinin farklı ve unutulmaz seslerinden bazılarını yaratan enstrümanlar kullanmış.


AYI COKEY

“80’lerin müziğine karar verince ekipmanlarımı ve synth dolu olan eski Devo müzik kutularımın olduğu depoya gittim. 80’lerdeki albümlerde kullandığımız eski synthleri çıkardım ve aynı synthleri, çok sayıda amp ve ayak pedalını kullandım.” Sari’den kayıp çocuklara, Syd ve suç ailesine kadar filmdeki her farklı karakter grubunun farklı bir müzikal teması var. Ama en önemlisi ayı “Cokey” için bir müzikal imza bulmak ve kafa yapmış sakardan, küfelik canavara, süper kahraman anneye orman koruyucusuna kadar her evreyi takip eden parçalar yazmak olmuş. Mothersbaugh şunları söylüyor; “Onu gördüğünüz ilk anlardan birinden ilham alan bir müziği var. Tüm bedenini görmeden önce sadece iki pençesinin kareye girdiğini gördüğünüz an. Tek tek yere iniyorlar ve onlara vuruşların her birinin arasında üç notalık bakır nefesli enstrümanlar ekledim. Tehditkarlardı. Ama o müzik oradan gelişiyordu. Filmin sonunda vurulmasının ve kayalıktan düşmesinin ardından çocuklarının tehdit edildiğini duyuyor ve maddeyi bir kez daha kokluyor ve bu onu yeniden canlandırıyor, çok komik. O anda müzik daha kahramanca, daha optimist ve daha Süperman tarzında.” Mothersbaugh, müziği yazmanın ve bestelemenin büyük oranda Banks’le olan profesyonel ilişkisinden ve onun vizyonunu netliğinden dolayı çok hızlı gittiğini söylüyor. Bir açıdan geçmişte izlediğimiz filmlerin mizahla, şaka yollu güncellenmesi olduğunu belirterek şunları söylüyor;

“Ok ve yaylı olan ve bir grup yöneticinin hafta sonu için raftinge gittiği film hangisiydi? Kurtuluş! Ondaki öğeler var ama daha ürkütücü ama komik ve tatlı. Elizabeth farklı tınıları karıştırmak ve dengelemek konusunda çok iyi bir iş çıkardı. Çok etkileyici ve çok yönlü bir mizah anlayışına sahip. Komik olduğu için komik olan bazı şeyler vardır ama aynı zamanda şaşırtıcı oldukları için de komiktirler. Bu filmde çalışmak çok eğlenceliydi.





LOKASYONLAR VE YAPIM NOTLARI


· Çıldırmış Ayı, çoğunlukla Georgia’nın yabani dağlarında ve İrlanda kırsalında çekilmiş. Ülke hikâyenin gerektirdiği birçok ortamı, birbirine yakın bir şekilde sunuyormuş. Yapımcılar aynı zamanda Georgia’da da çeşitli yerlerde çekim yapmış. Aralarında Helen Georgia’nın kırsalı ve Atlanta’daki stüdyolar da yer alıyor.

· Yapım tasarımcı Aaron Haye, İrlanda’da çekim yapmanın en büyük zor yanının döneme uygun Amerikan arabalarını bulmak olduğunu söylüyor. Filmde görülen arabaların ve kamyonetlerin çoğu komşu ülkelerden getirilmiş ve 1985 arabalarını temsil etmeleri için daha da modifiye edilmiş. Bulunması en zor olan ambulans ise, Almanya’dan getirilmiş.

· Filmde ayının kovaladığı ve ambulansa saldırdığı ambulans sahnesinden Hızlı ve Öfkeli efsanesinden ve Deadpool’dan ilham alınmış. Yönetmen Elizabeth Banks, bir araba kovalamacası olarak tasarlamış. Sadece arabalardan biri bir ayı. Kovalamaca, insanla ayının ambulans içindeki savaşıyla zirve yapıyor. Deadpool’da iki kişi arasında hareket halindeki bir dövüşten örneklenmiş.

· Yönetmen Elizabeth Banks, müziklerden aksesuarlara, gardıroptan saça kadar 1980’lerin kültürünü içeren bir film istemiş. Bob (Isiah Whitlock Jr.) The Commodores dinliyor; Sari (Keri Russell) fosforlu pembe eşofman giyiyor, kötü permalı. Ama Banks, yapım tasarımcı Aaron Haye’e ve kostüm tasarımcı Tiziana Corvisieri’ye seksenleri “Fetişleştirmek” istemediğini söylemiş. Banks ise; “1985’ ve karakterlere gerçekçi yaklaşmak istedim.” diyor.

· Yönetmen Elizabeth Banks, 70’lerin sonlarının ve 80’lerin birçok filminden ilham almış. Working Girl, Grease, Geleceğe Dönüş, Avcı ve Indiana Jones, Son Macera gibi. Sari’nin pembe eşofman Grease’deki Pink Ladies’den ve Sari’nin Reebok’ları da Working Girl’de Melanie Griffith’in Tess karakterinden ilham almış. Banks ayakkabılarla ilgili şunları söylüyor; “En sevdiğim ayakkabıydı. 1985’de giydiğim ayakkabıydı. Herkeste vardı.”

· Syd’in O’Shaughnessy’s Burger Time restoranında genel merkezinin bulunduğu Four Pines AVM, Geleceğe Dönüş’teki aynı adlı AVM’ye göz kırpıyor. AVM’nin dışını inşa etmek için Dublin’in dışındaki hipodrom kullanılmış. Kurgu Restoranın adı, filmin öncelikli olarak çekildiği İrlanda’ya bir gönderme.

· Elizabeth Banks, heyecanlı şelale sahnesinde Avcı filminden esinlenmiş. Filmde Washington eyaletindeki Nooksack Şelalesi’ne benzeyen bir şelale istemiş. Mevcut çekimler, İrlanda’da Wicklow Dağları’nda Powerscourt Şelalesi’nde yapılmış. Kaya tabakası ve mağara sistemi İrlanda’da bir stüdyoda inşa edilmiş. (Mağaranın küçültülmüş, sadece bir atlama sahnesi için kullanılmış bir versiyonu Atlanta’daki bir stüdyoda inşa edilmiş). Mağara sisteminde, Banks’in Pittsfield, Massachusetts’deki çocukluk evinin yakınlarında keşfettiği mağaralardan esinlenilmiş. Mağara sahnesinin atmosferinde Indiana Jones Son Macera’nın sonundan esinlenilmiş.

· Ayının Dee Dee ve Henry’nin üzerine maddeyi hapşırdığı sahne için yapım ekibi yapay tatlandırıcı poşetleri kullanmış ve oyuncuların üzerine bir hava kompresörü ile püskürtmüş.

· Ayının, ağzının içine salyalarını akıttığı sahne için yapım ekibi ayı tükürüğü olarak şeffaf sebze suyu hazırlamış.





ÇİZGİ ALTI STAJI VE GLOBAL YETENEK GELİŞTİRME VE KAYNAŞTIRMA


2021’de başlatılan Universal’in çizgi altı stajı, Global Yetenek Geliştirme ve Kaynaştırma tarafının yürütülüyor. Program NBCUniversal dünya çapındaki film projelerinin seçkin çizgi altı departmanlarında mentorluk ile iş başında ve iş haricinde staj sunuyor. Sektörde deneyimli zanaatkâr ve sanatçı yeteneklere olan talebin artmasıyla birlikte bu yenilikçi ve kapsayıcı deneyim yeni nesil kostüm tasarımcıları, aksesuar ustalarını, kamera operatörlerini, teknisyenleri ve her yapım ekibi için önemli olan birçok görevliyi yetiştiriyor ve yeni yetişen yetenekleri yerel ortaklarla iş birliği yaparak görevlendiriyor.

Universal ve GTDI, ulusal ekran geliştirme ajansı olan Screen İrlanda ile iş birliği yaparak son staj döngüsünü Çıldırmış Ayı’da başlatmış ve İrlanda’da bu konuda gerçekleşen ilk program olmuş. Dört stajyere, Screen İrlanda tarafından ödenen maaşlarla yapım boyunca mentorluk alma fırsatı verilmiş. Stajyer yerleşimleri arasında muhasebe, yapım ofisi, sanat departmanı ile dijital görüntüleme teknisyeni dahil olmuş. Ayrıca yeni yetişen yönetmen Cathy Brady, Elizabeth Banks’e gölge yönetmen olmuş. 2017’de Universal Filmed Entertainment Başkanı Donna Langley tarafından kurulan GTDI, bir film stüdyosundaki ilk çeşitlilik, eşitlik ve kaynaştırma departmanı olmuş. Ticari olarak yönetilen grup, programlar girişimler ve stratejiler oluşturarak DEI’nin Universal Pictures, Focus Features ve DreamWorks Animation’ın iş kültüründe ve içerik yaratımında hem kamera önünde hem de arkasında ön saflarda yer almasını sağlamış. NBCUniversal’ın DEI’ye olan genel bağlılığının üzerine GTDI, Televizyon ve Yayıncılık kurumlarıyla sinema ve televizyonda etkili olma çabalarıyla ortaklık yaparak yeterince temsil edilmeyen yetenekleri için film yapım fırsatları yaratmış ve sektör erişimi sağlamış. GTDI, başlangıcından bu yanda canlı aksiyon ve animasyon yazım programlarında, yönetmenlik ve bestecilik girişimleriyle ve çizgi altı stajlarıyla etkileyici ve kapsayıcı bir yetenek havuzu oluşturarak yeteneklerinin %70’ine NBCUniversal içeriklerindeki yapım künyesinde yer vermiş.


İyi Seyirler Dilerim


EFE TEKSOY



54 görüntüleme0 yorum

Comentarios


bottom of page